3 Kasım 2009
Bu günlerde piyasalarda yaşanan hareketlilikler herkesde büyük soru işaretine neden oldu: “Bu uzun süre yükselen piyasalarda doğal olan bir düzeltmemi yoksa major bir düşüşün başlangıcımı?”
Son günlerde uzun zamandır sorguladığım bu yükselişin asıl yatırımcıların derin ama örtülü bir korku ile ilerlediğinin teyit edildiğini gördüm. Her ne kadar uzman veya görünüşte uzman geçinen kişiler tarafından “krizin sonuna geldik” söylentileri çevrede dolaşsada bu örtülü korku bir çok yatırımcının rahat uyumasını engellediği belli oldu!
Aylardır piyasanın düşmesi beklenirken israr ile yükselmeye devam etti ve gittikce daha yüksek sevyelere ulaştı. Bunu izlerken sürekli yıllardır bu oyunun yarattığı açgözlülüğünü ve korkusunu paylaştığım kişilerle deja-vu yaşarmış gibi olduk! Evet! Bu ilk değil ve korkarım son değil! Buna benzer raliler önceden’de oldu! Haklısınız, hep duyduğum “Ama bu sefer farklı!” değişleri kulağımda çınlıyor. Maalesef aslında temelinde her zaman aynı: Korku ve açgözlülük evrensel bir kısırdöngü oluşturur ve bir seğiri besler ama bu iştah sonunda obeziteye dönüşebilir ve çoğu zaman enfarktüs ile biter. Bu korku örtülü’de olsa bilgili yatırımcılarda daima mevcuttur!
Yıllar önce borsadaki olanları daha yeni öğrenmeye başlarken tecrübeli bir borsa taciri Frankfurt borsa salonunda bana şöyle demişti: “Yükseldiği gibi’de düşer ve hiç unutma para kaybedilmez yanlız el değiştirir!” O gün anladımki bu işe duygusal yerine pragmatik yanaşmak gerekiyordu! Burda pragmatizmi şöyle algılıyorum: bir düşüncenin doğruluğunun ya da geçerliliğinin o düşüncenin pratik sonucu ile ölçülebileceğini benimseyen ve savunan felsefi görüştür. Sonuçtaki yarar ve başarı gerçeğin ölçüsü olarak ele alınır. Her düşünceyi yaşamımız için elverişli olduğu sürece doğru kabul eder.
Nasıl yanaşırsanız yanaşın yatırım sanatında zamanlama en önemli unsur! O nedenle borsadaki sevyenin yüksek olduğunu fakat daha’da ilerleme ihtimali olduğu düşünüldüğünde yani tehlikenin farkına varıldığında tedbirli olup koruma hazırlamak gerekir. Fakat tehlikenin farkına varmak bir şey, ama tedbirli olup koruma hazırlamak başka bir şey! Tecrübeli yatırımcı bu ortamda tedbirli davranıp korumalarını hazırlar, diğer yatırımcılar hesaplarındaki rakamların erimesini izleme zorunda kalır.
Tedbirli yatırımcıların algılıyabildiği tehlikelerin bazılarını saymak istiyorum (Burda dünyanın en büyük ve diğer küresel piyasaları derinden etkileyen ABD piyasalarındaki tehlikelerin bazılarını sayacağım):
1. Teknoloji Sektörü
Teknoloji sektörü bu yükselişi teyid etmiyor. Bilanço açıklama sezonu başladığından beri göze batan NASDAQ endeksinin %24’ünü temsil eden üç teknoloji devinin hareketleri (Amazon +%30, Apple +%10, Microsoft +%7.5). Fakat Nasdaq bunların yükselişine rağmen bilanço açıklamaların öncesindeki (14 Ekim) altından işlem görüyor. Demekki NASDAQ’ın içerdiği birçok teknoloji şirketi büyük sorunlar yaşıyor.
2. Tüketici
ABD GSMH’nın %70’ini hanehalkının tüketim harcamaları oluşturuyor. Fakat ABD’de kişisel harcamalar ve tüketici güveni yine sert düşüşler sergiliyor. Artmaya devam eden işsizlik’de bu trendi destekliyor.
3. Üretici
Şirketler son aylarda üretimlerini artırdı. Fakat bu ürünler stoklarımı artırıyo, yoksa tüketici talebi ilemi karşılanıyor? Bu soruyu cevaplamak için gayet kolay bir yol var: tüketici tarafından gerçek bir talep varsa bu dolayısıyla nakliyatın artışı ve lojistik şirketlerin sipariş artışı olarak yansıması gerek. Lojistik sektörüne bir göz atalım; UPS’in karı yıldan yıla %43 gerileme gösteriyor ve UPS’e göre bunun nedeni ise nakliyat talebinin gerilemesi.
4. Öncü Sektörler
Tüm finans krizi boyunca öncü sektörler finans, gayrı menkul ve konut inşaat sektörü en çok düşen ve dipten (Mart 2009) en çok yükselen. Bu lider sektörler aslında tepelerini yapıp S&P endeksinden daha şiddetli düşüşe geçti. Finans endeksi BKX doruğunu 15 Ekim’de yaptı ve yaklaşık %6 geriledi. Daha belirgin gösterge konut inşaat sektöründe vahim. Konut inşaat sektörü ETF’i doruğu 16 Eylül’den %10 düştü ve aynı zamanda ABD toplam konut satışlarında on seneden bu yana aydan aya en büyük yükseliş görülürken düşüşe geçti. Diyeceksinizki ABD mevcut konut stoku aydan aya Eylül ayında %7.5 gerileme yaşadı ve bu bir olumlu göstergidir fakat gölge stoğu olarak nitelendirdiğimiz icra nedeni ile bankalar tarafından el koyulmuş konut stoğu daha piyasaya satışa sürülmemiş ve banka bilançolarında bulunmakta olan bu tür konut sayısı ABD’de toplam 3.5 milyon adeti aşıyor. Bu da ABD’deki toplam konut arzının 2 yıllık miktarı.
5. Dollar ve Negatif Reel Faizler
Tarih gösteriyorki ne zaman negatif reel faiz dönemine girildiyse riskli varlık balonları oluşuyor. Bu da dünyada şu anda en belirgin ABD’de uygulanıyor. Dolaysıyla dollar carry trade (düşük maliyetli para ile borçlanıp bu tutarı getirisi yüksek paralara yatırmak) için en cazip borçlanma döviz birimi oldu. Bu hareketin riskli varlıklara yatırımı teşvik edip ve böylece piyasalarda bir balon oluşmasını tetiklemesi bir gün büyük ihtimallen ani bir hareketlen sona erceği malum.
6. Aşırı Değerlendirme
Borsa endekslerini bugünkü sevyelerden alırmısınız? Yani İMKB-100 endeksini 48,000’den alırmısınız? İMKB-100 endeksini Mart ayında 24,000’den aldınızmı? 24,000’den almadıysanız 48,000’den niçin alasınız? Dow Jones’a bakarsak bu rakamlar 6,700 ve 9,700. Buna rağmen son haftalarda Mart 2009’daki dip sevyelerine göre bugünkü sevyelerden daha fazla yatırımcı almaya razı. Yanlız Mart 2009 ile bugün arasındaki tek fark algılama! Mantığa karşı da gözükse bugünlerde hisse senedi almak daha uygun olarak algılanıyor. Acaba bu algılama değişirse ne olur? Yatırımcılar ilerde hisse senetlerini daha ucuza alabileceklerine inanmaya başlarsa, beklemeye geçerler, alıcılar azalır ve hisse senetleri çöker. Daha düşük fiyatları beklemek şu anda hiçde hayali değil.
Tarih gösteriyorki aşırı değerlenmiş piyasalar sonsuza dek yükselmez! Tarih bize piyasalar makul değerlerine gelmesi için ne kadar düşmesinin gerektiğini’de gösteriyor. Fiyat/Kazanç oranlarının tarihi diplere gerilemesi gerek.
(www.kaansariaydin.com)